Ramazanda Beslenme Nasıl Olmalı?
Ramazan ayı geldi çattı. Kurulan kalabalık sofralar, yapılan birbirinden lezzetli yemekler, çeşit çeşit tatlılar ve hoş sohbet…
Gelin birlikte bu güzel ayı sağlıklı bir şekilde hatta isterseniz kilo bile vererek nasıl geçirebileceğiniz üzerine konuşalım.

ORUÇ TUTARKEN VÜCUDUMUZDA NELER OLUR?
Oruç süresi boyunca uzun süreli bir açlığa girdiğimiz için enerji ihtiyacı önce kandaki glikozdan, daha sonra karaciğerdeki glikojenden ve onlar da tükendiğinde uzun süre açlık ile birlikte yağ depoları harcanmaya yani yağ yakımı devreye girer. Ancak diğer faktörleri de göz önünde bulunduracak olursak uzun süre susuz kalmış olmak metabolizma hızınızı yavaşlatıp halsizliğe sebep olabilir. Bu yüzden ramazan ayı boyunca oruç tutarken dengeli beslenmenin sağlık üzerine rolü çok büyüktür.
SU TÜKETİMİ
İftar ve sahurun arası zaman bakımından kısıtlı olması su tüketimini azaltan faktörlerin başında gelir. Bu durumun önüne geçmek için iftarınızı bir bardak su ile açıp yemek bittikten yarım saat sonra aralıklarla birer bardak su içilebilir. Eğer bir anda fazla miktarda su içerseniz metabolizmaya karışmadan direkt idrar olarak atılır. Bu yüzden belirli aralıklarla içerek vücudun suyu kullanmasına yardımcı olmalısınız.
Su tüketimini azaltan diğer faktörlerden biri ise kahve ve çay tüketimi. İftar sonrası su içiminizi engellemeyecek derecede kahve ve çay içmeye özen göstermelisiniz. Aksi takdirde mide doluluğundan dolayı su içmeye yeriniz kalmayacaktır.
SAHUR
Çoğu kişi sahura kalkmadan daha rahat kilo verebileceğini düşünüyor. Fakat bu davranış metabolizmayı yavaşlatmaktan farklı bir durum değildir. Sadece tek ana öğün iftar olacağı için de vücudunuzun ihtiyacı olan proteini de karşılayamayabilirsiniz. Bu yüzden sahuru kahvaltı gibi düşünebilirsiniz. Sahur yaptığınızda o gün kan şekeriniz daha dengede kalacak, tokluk süreniz uzayacak ve metabolizmanız çalışmaya devam edecektir. Sahur demişken yumurtayı es geçmek tabikii de olmaz. Protein kalitesi yüksek uzun süre tokluğu sağlayacak olan bu besini mutlaka eklemelisiniz. Dilerseniz krep şeklinde, mantarlı, peynirli ya da haşlama seçeneklerini kullanarak sıkılmadan çeşitliliği sağlayabilirsiniz.
Gün içerisinde susuzluğun tetiklenmemesi için tuzlu zeytin, sucuk ve baharatlı besinlerden uzak durmalısınız. Tabağınıza yeşillikleri de ekleyerek yanında tam buğday içerikli ekmekle beraber dengeli bir sahur menüsü yakalamış olursunuz.
İFTAR
Gün boyunca aç kaldığınız için insuline duyarlılığınız artar ve yemek geldiği anda kan şekerinde ani yükselme görülür. Bu da yemek sonrası tatlı isteği, hazımsızlık ve uyku hali ile açıklanabilir. Peki bu durumun önüne nasıl geçebiliriz?
İftarınızı 1 bardak su ile açıp daha sonrasında her gün mutlaka miktarı çok olamayacak şekilde 1 kâse çorba tüketmelisiniz. Hızlı yemek yemenizin önüne geçmek ve kan şekerini aniden hareketlendirmemek için çorbayı içtikten sonra 10 dakika mutlaka beklemesiniz. Bu 10 dakika birçok faktörün önüne geçmek için altın niteliğinde bir davranış olacaktır. Mideyi rahatsız etmemek ve kalori alımını kontrol altında tutmak için iftar sofralarınıza mutlaka salata eklemelisiniz ve sağlıklı pişirme yöntemleri olan haşlama, ızgara ve fırın yöntemlerini tercih etmelisiniz. Hem sağlıklı seçimler yaparak hem de yemek süresi boyunca çok çiğneyerek daha yavaş daha kontrollü şekilde yerseniz gayet sağlıklı bir iftar geçirmiş olursunuz.
Herkese hayırlı Ramazanlar…
